Tılsım kötü
ruhları ve kötülüğü korunması istenilen yerden uzak tuttuğuna inanılan güçlerdir.
Bunlar büyüler, cinler, muskalar, nazarlıklar, değerli takılar ve dini
ritüeller gibi nesneler ve inanışlar tılsım olarak düşünülebilir. Biraz daha somutlaştırmak
adına; kötü ruhlu cinlerin insanlara musallat olmasını engellemek için muska
yapılması, hasta insanları kötülüklerden koruması için yanlarına kutsal
kitapların bırakılması örnek olarak verilebilir.
![]() |
tılsım |
Definede
tılsım ise; ruhani varlıkların defineyi sahiplenmesi ve defineyi saklayan
kişilerin muska, büyü, tütsü ve inançlarına özgü ritüeller yaparak oranın
korunması şeklinde iki türlü olmaktadır.
Cinler her ne
kadar ruhani varlık olsalar da onlarda tıpkı insanlar gibi ziynete ilgi duyan,
değerli nesneleri sahiplenen, inançlı ve inançsız olabilen varlıklardır. Bunun için
cinler de define saklanılan yerleri bilirler ve bu yerleri sahiplenirler
korurlar. Cinler ruhani varlık olduklarından definenin yerini değiştirme
güçleri de vardır. Özellikle yerleşim yerlerinden uzak yerlerde daha fazla
sahiplenme görülür. Bu yerlerde tılsım değişik hayvan suretinde (özellikle
yılan ve kurbağa) ve o yerde uykuya dalıp rüya görme şeklinde anlaşılabilir. Defineci
tılsımlı bir yere geldiğinde zaten orada hayatın normal akışına aykırı olaylar
gerçekleşeceğinden oranın tılsımlı olduğunu anlayabilecektir. Bu yerlerde
defineci çok fazla ısrar etmemeli; bu işleri bilen dini yada uzman birine
danışmalı aksi halde cin çarpması gibi olaylarla maruz kalarak defineci akıl
sahipliğini kaybedebilir.
Cinleri uzaklaştırmak ve bölgedeki büyüyü bozmak için;
- 7 Ayet-el Kürsi, Felak ve Nas sûreleri okunmalı
- Yunus Sûresi 81-82, Ta’ha Sûresi 69, Araf 118-122 ayetleri okunmalı
- 21 defa Yasin Sûresi bölgede okunmalı
- Fatiha, Ayet-el Kürsi, İhlas, Felak ve Nas süreleri 70 kez
o bölgede okunmalıdır.
Bir definecinin
yaşadıkları;
Defineci annesinin
yıllar önce gördüğü işaretleri kendisine anlatması üzerine bu yere gitmek için
hazırlıklara başlar. Mevki bir ormandır. Gidilecek yeri ve yolları iyice
öğrenir. Sonra alır dedektörünü tek başına koyulur yola… Söz konusu yere
geldiğinde birazda yorgun olduğundan dinlenmek ister. Defineci dinlenirken
uykuya dalar ve bir süre uyuduktan sonra bir kabusla uyanır. Uyanınca karşısında
sakallı, çirkin suratlı ve korkunç yaşlı insana benzer bir şey görür. Çok korkmuştur
hemen kaçmaya başlar. Kaçarken bir ses duyar ve bu ses söyle der: ‘sakın dereden çıkma yoksa ölürsün’’. Yaklaşık
7 km yolu sadece dereden ilerleyerek giden defineci bir daha o bölgeye gitmez
ve akıl sağlığının da yerinde olduğu söylenemez. Olay bu şekilde olmuştur ve
gerçek bir olaydır.
Defineci AMCA
Defineci AMCA