8.05.2018

KESTANE BALI


kestane çiçeğinde bal arısı
Bal arılarının, haziran ayının başlamasıyla açan kestane çiçeklerinin nektarından elde ettikleri bala kestane balı denir. Kestane balı diğer ballara göre çok değerli bir bal türüdür. Çünkü kestane ağacı orman bitkisi olduğu için hiçbir zirai etki, ilaç ve gübre bulunmaz ve bu yönüyle elde edilen en doğal ve en katkısız bal olması sebebiyle tamamen şifa deposudur. Sayın Canan KARATAY hocanın dediği ‘’GDO lu çiçeklerin balını yemeyin’’ sözü kestane balı için kesinlikle geçerli değildir. Kestane balının rengi koyu kahverengi, kıvamı yoğun ve tadı buruk, mahoş ve kestaneye özgü kokusu ve tadı olan bir lezzete sahiptir. Kestane balı çiçek balına göre demir ve kalsiyum yönünden çok daha zengin içeriğe sahiptir.


                                                 KESTANE BALI NASIL TÜKETİLMELİ ?

Kestane balı içerik olarak çok zengin, etkili ve güçlü bal olduğu için fazla tüketilmesi baş ağrısı yapar. Bunun için önerilen tüketim şekli tek seferde 2 yemek kaşığı ve günde 4 yemek kaşığını geçmeyecek şekilde tüketilmelidir. En ideali bir bardak ılık su veya süt içine bir yemek kaşığı karıştırılarak sabah-akşam içilmesi şeklinde tüketilmesidir.







                                        KESTANE BALI FAYDALARI

kestane balı
Kestane balı doğal antibiyotik olması sebebiyle astım, bronşit ve öksürüğe birebir çare olan mucize bir besindir. Demir ve kalsiyum açısından zengin olduğu için çocuklara gelişim çağlarında kesinlikle tavsiye edilir. Vücuda güç, kuvvet ve enerji vererek tüketen kişilerin dinç olmasını sağlar. Kan akışını hızlandırır, kan şekerini düzenler ve ağrı kesici özelliği olan kestane balının daha birçok derde devası vardır. Son olarak mucize besin olan balın Kuran Ayetleri’ne konu olduğu unutulmamalıdır…








Bizler genç çiftçi olarak Çam Dağı bölgesinde deli bal ve kestane balı üretmekteyiz. Yerimiz en yakın yerleşim yerine 20 km uzaklıktadır ve bu yönüyle tamamen doğal bal üretmekteyiz.


Bal siparişi için:



mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

























Çam Dağı bölgesinde KESTANE BALI ve DELİ BAL üretim sahamız





Devamını Oku »

7.05.2018

MUHTEŞEM BİR TILSIMLI DEFİNE HİKAYESİ

tılsımlı define hikayesi

İki kafadar onlar için adeta tutku haline gelen defineciliğe kaptırmıştır kendilerini ve dere tepe dağ taş demeden gezerler. Bir gün ormanın içinde çevresine göre farklı yapıda olan bir kayaya denk gelirler. Bu kaya 2 metre yüksekliğinde üzerinde bir metre çapında koltuk şeklinde işaret ve daha farlı oyma işaretler bulunmaktadır. Defineciler bu taştan çok ümitlenirler ve başlarlar taşın etrafını aramaya… Taşın birçok yerini kazarlar bir şey bulamazlar sonra dedektör getirirler. Dedektör yer tespit eder fakat kazarlar bir şey çıkmaz dedektörü tekrar tutarlar bu kez alet farklı yer gösterir. Bu şekilde bir kaç yer kazarlar ve her seferinde alet farklı yer gösterir. Defineciler artık hep burayı düşünür olmuştur, hatta rüyalarına bile girmektedir bu gizemli yer. Bir süre sonra bu yerin tılsımlı bir yer olduğuna ikna olurlar ama yine de buradan umudunu kesmemişlerdir. Bir gece definecilerden biri rüya görür ve rüya şöyledir… Rüyasında, arkadaşıyla yine bu yere gittiklerini görür, burada define aramak için kazarken elinin orada sabit kaldığını, elini bir türlü çekemediğini orada donmuş şekilde kaldığını görür ve büyük bir korku içinde uyanır. Artık bu yerden ürpermişlerdir ve bu yerle ilgili tılsımlarla ve cinlerle uğraşan bir hocaya danışmaya karar verirler. Uzun bir araştırmadan sonra farklı bir ilde bu işlerle uğraşan yaşlı bir hoca definecilere önerilir. Defineciler adeta aşık oldukları ve aynı derecede ürperdikleri gizemli yerlerinden sonuç almak için her ne pahasına olursa olsun bu hocaya gitmeye karar verirler. Sonunda hocaya giderler; bu gizemli yeri iyice tarif ederler, kazıda dedektörün farklı yer göstermesini anlatırlar ve sonra gördüğü rüyayı söylerler hocadan yardım isterler. Hoca onlara bu yerin sahipli olduğunu ve tılsımının çok güçlü olduğunu ve buranın nasıl çözümleneceğini şöyle anlatır. Hoca onlara herhangi bir ayın 3’üncü Cuma günü sabah ezanından sonra yakılmış çınar ağacının küllerini bu kayanın etrafına doğudan başlayarak dökmelerini, hiç konuşmadan oraya arkalarını dönüp biraz uzaklaşmalarını ve güneş doğmadan oraya yaklaşmamalarını söyler. Ardından güneş doğumuyla oraya gitmelerini döktükleri külün üzerinde iz bulmalarını ve bu külün üstünde hangi iz belirirse o canlıyı kurban etmelerini tembihler. Hoca kurbanı şöyle kesmelerini söyler; beliren canlının kanı tam izin üzerine gelecek şekilde kesmelerini, kurban ettikten sonra izin belirdiği yeri kazmalarını ve definenin orada olacağını söyler. Hoca, yapılacak işlemi büyük bir önemle ve kesinlikle kurbansız bu işe kalkışmamalarını tembihler aksi halde siz tılsımın kurbanı olursunuz der. Defineciler uzun uzun düşünürler ve sonunda işlem yapmaya karar verirler. Onlar gizemli yerlerinin büyüsüne kapılmışlardır artık o aşktan onları vazgeçirecek hiçbir güç yoktur bu güç belirecek iz insan izi olsa da!!!

Defineciler haziran ayının 3. Cuma günü bu işlemi yapmaya başlarlar. Hocanın anlattığı gibi yakılmış çınar ağacının küllerini sabah ezanıyla birlikte dökerler ve hiç konuşmadan oradan uzaklaşırlar. Güneş doğumuyla birlikte oraya gelirler ve inanamazlar korktukları başlarına gelmiştir artık! Beliren iz insan izidir. Defineciler büyük bir telaş içindedir… Ne yapacaklarını düşünürken birazda korkuyla gizemli yerden uzaklaşmışlardır. Telaş içinde düşünürken bir bağ evinden sesler gelmektedir. Sonra vahşi planlarını acımasızca sürdürürler ve bağ evinde bahçede çalışan kadının 6 yaşındaki çocuğunu gizlice kaçırırlar. Defineciler tamda hocanın anlattığı gibi çocuğu kurban ederler. Bağ evindeki kadın büyük üzüntüyle çocuğunu feryat içinde aramaya koyulur… sonra bütün köylü aramayı sürdürür fakat bir sonuç alamazlar. Arama işlemi iki üç gün sürer ve umudunu yitirirler. Acılı anne bağ evinde gözü yaşlı bir haber beklemektedir. Bu arada defineciler hocanın anlattığı şekilde işlemi tamamlamışlardır ve muhteşem hazineye ulaşmışlardır. Hazine o kadar büyüktür ki! içinde paha biçilmez mücevherler, kilolarca saf altınlar, altın elbiseler, bin bir çeşit takılar daha neler neler… Defineciler amacına ulaşmışlardır ama içlerinde hep açılı annenin burukluğu vardır. En son şöyle bir karar verirler çocuğun cesedini bir miktar altınla ve başına ne geldiğini yazan kısa bir notu evin müştemilatına gizlice bırakırlar. Bir sabah müştemilattan büyük bir feryat gelir, evin bireyleri hep birlikte oraya koşarlar. Müştemilatta gözü yaşlı anneyi bağrına bastığı çocuğun cesediyle ve elinde bir notla görürler…

(Not: firavun mezarlarının tılsımlı olması nedeniyle insan kurban edildiği görülmüştür.)



YORUMLARA YAZIN !!!

Siz olsanız böyle bir işleme kalkar mısınız?

Çevrenizde duyduğunuz size ilginç gelen define anılarını yazın…

Devamını Oku »

4.05.2018

DELİ BAL, DELİ BAL NEDİR?


DELİ BAL ÜRETİLEN ORMAN GÜLÜ

Bal arılarının orman gülü bitkisinin nektarından elde ettikleri bala deli bal denir. Deli bal, bazı yerlerde komar balı ya da acı bal olarak da geçmektedir. Deli balın rengi hafif kahverengi tadı ise mahoş ve acımsıdır. Bal başlı başına mucizevi bir besin olarak herkesçe malumdur fakat deli bal dünyadaki en iyi bal türü olarak gösterilir. 


Deli bal tıpkı ilaç gibidir, birçok derde devadır ve de ilaçlar gibi 1 çay kaşığından fazla tüketildiğinde halk arasında bal tutması denilen olay gerçekleşerek zehirlenmelere yol açar. Bu yönüyle bin bir derde devalı deli bal aynı ilaçlar gibi belli zaman aralığında ve dozunda kullanılmalıdır. Tavsiye edilen tüketim şekli bir bardak ılık su ya da süt içine bir çay kaşığı bal karıştırılarak içilmesi şeklindedir.


doğal bal



Bal tutması olayı nasıl gerçekleşir? 
Bal tutması balın tüketilmesinden 1 ila 2 saat sonra ortaya çıkar. Belirtileri; boğazda yanma, göz kararması, tansiyon düşmesi, deride ve gözde kızarıklık oluşması, kusma, bulantı, net görememe, bilinç kaybı, baş dönmesi ve baş ağrısı gibi vakalardır. 







Bizler genç çiftçi olarak Çam Dağı bölgesinde deli bal ve kestane balı üretmekteyiz. Yerimiz en yakın yerleşim yerine 20 km uzaklıktadır ve bu yönüyle tamamen doğal bal üretmekteyiz.


Bal siparişi için:

adrasyel@gmail.com  


mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

























Çam Dağı bölgesinde KESTANE BALI ve DELİ BAL üretim sahamız





Deli balın birçok faydası vardır ve başlıcaları şunlardır…


-Öksürüğü keser
-Tansiyonu düşürür
-Kolestrolü düşürür
-Bağışıklık sistemini güçlendirir bu yönüyle ebeveyn kontrolünde çocuklara önemle tavsiye edilir.
-Sinir sistemini rahatlatır.
-Mide ve baş ağrısına iyi gelir.
-Bunun yanında grip, nezle ve bronşit gibi hastalıkların tedavi surecine yardımcı olur.


mucize besin bal




Devamını Oku »

3.05.2018

MUCİZE BESİN BAL


Bal, çiçeklerin salgıladığı nektarın arılar tarafından alınarak petek gözlerinde suyunun uçurulduğu yoğunlaştırıldığı çok değerli bir besindir.  Bal o kadar değerli bir besindir ki kutsal kitaplara ve peygamber hadislerine konu olmuştur. Kuran-ı Kerimde Nahl Suresi 68 ve 69 ayetlerde bal geçmektedir.





 Nahl  Suresi 68 ve 69 ayetleri tefsiri

Ve rabbin bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine yuvalar edin. (68. ayet)

 Sonra her türlü besleyici ürünlerden ye; rabbinin koyduğu kanunlara boyun eğerek çizdiği yollardan git!" Onların karınlarından, farklı renk ve çeşitlerde şerbet (kıvamından bir sıvı) çıkar ki onda insanlara şifa vardır. İşte bunda da düşünen bir topluluk için açık delil bulunmaktadır. (69. ayet)


BALIN FAYDALARI
    1.    Doğal antioksidandır.
    2.    Enfeksiyon yapan bakterilerin üremesini engeller.
    3.    Bağışıklık sistemini güçlendirir.
    4.    Kolaylıkla kana karıştığından vücuda enerji verir.
    5.    Balgam sökücüdür.
    6.    Öksürüğü keser.
    7.    Sindirimi kolaylaştırır.
    8.    Bağırsaklardaki probiyotik(yararlı) bakterileri çoğaltır.
    9.    Boğaz ağrısına iyi gelir.
    10.  Ve daha birçok sayamadığımız faydası olan bal mucize bir besindir.


Bal nasıl tüketilmelidir? Bal bir bardak ılık su ya da süt içine karıştırılarak öylece tüketilmelidir. Kesinlikle kaynar su ya da süt içine konulmamalı içindeki minarelere zarar verilmemelidir. Balın içinde su olmadığından içinde mikroorganizma bulunmaz bu nedenle ılık suya ilave edilerek rahatlıkla tüketilebilir. Bu nedenledir ki bal uzun yıllar bozulmadan durabilir.








Bizler genç çiftçi olarak Çam Dağı bölgesinde deli bal ve kestane balı üretmekteyiz. Yerimiz en yakın yerleşim yerine 20 km uzaklıktadır ve bu yönüyle tamamen doğal bal üretmekteyiz.

Bal siparişi için:

adrasyel@gmail.com  

mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

























Çam Dağı bölgesinde KESTANE BALI ve DELİ BAL üretim sahamız













Devamını Oku »

24.04.2018

DEFİNE KAPLUMBAĞA İŞARETİ ve ANLAMI

kaplumbağaya benzetilen ana kaya

Kaplumbağa işareti, antik çağda hemen hemen bütün uygarlıkların kullandığı dinsel öğe olarak kullanılan işarettir. Bu işaret birçok hayvan işaretinde olduğu gibi, bir dini ritüeli sembolize ederek ölen insanların mezarlarına resmedilmiştir. Yani define kaplumbağa işareti, definecilerin en büyük hedefi olan antik çağ mezarlarına işaret etmektedir. Defineci herhangi bir yerde bu işarete rastlar ise orada antik çağ mezarı vardır demektir.



Kaplumbağa işareti genel olarak iki şekilde karşımıza çıkmaktadır. Birinci olarak define kaplumbağa işareti kabartma, oyma ve çizme olarak kayalara resmedilmektedir. İkinci çeşit define kaplumbağa işareti ise ana kaya oyularak ya da kırılarak kayanın kaplumbağaya benzetilmesidir. Bizim için her ikiside aynı derecede önemlidir ve ikiside antik çağ mezarlarına işarettir. Bir de kaplumbağa işaretinin türü vardır yani su kaplumbağası mı ve kara kaplumbağası mı? Burada dikkat edilmesi gereken husus işaretin yada figürün kuyruğunun olup olmamasıdır. Kuyruğu var ise su kaplumbağası kuyruğu yok ise kara kaplumbağasıdır.


Gelelim İşaretin Çözümüne…
Öncelikle her zaman savunduğumuz görüş olan; bir işaret bulunduğunda mevki iyice incelenmeli sonra işaret ve mevki birlikte düşünülerek bir bütün olarak sonuca ulaşılmaya çalışılmalıdır. İşaret ister oyma ve isterse kabartma olsun, kaplumbağanın şekil olarak ifade ettiği çok önemlidir. Kaplumbağa, bize hazinenin olduğu yeri ve yönü hakkında bilgi verir. Kaplumbağanın üzerindeki işaretler, etrafındaki işaretler, kaplumbağanın yönü, ayaklarının yönleri kuyruğu ve başı çok dikkatli incelenmelidir.


Kara(kuyruksuz) kaplumbağasında baş kısmı çok önemlidir ve baktığı nokta iyi incelenmelidir bir kayaya bakıyorsa mezarı oradadır  bir mağaraya bakıyorsa mezar mağara içerisindedir. Kaplumbağa arazinin yapısına göre hakim bir yerde ise başka bir tepeye bakıyor olabilir ve mezar baktığı tepededir demektir. Kaplumbağa büyük ise ve kaya kaplumbağaya benzetilmiş ise mezar işaretin içinde de olabilir. İşaret kayada ise yanında oyma aranmalıdır ve oyma ne tarafta ise mezar orada aranmalıdır. Kaplumbağa işaretinin yanında toprak ya da taş yığma mezarlar olur ve bunlar işaretin 200 m çevresinde doğanın olağan durumunun dışında olarak göze çarpar.
Su(kuyruklu) kaplumbağası ise suya yakın yerlerde olur ve burada göl, dere ve su olmayan eski dere yatakları önemlidir. Su kaplumbağasında dere ikinci bir referans noktasıdır işaret dereye bakıyor ise kuyruk kısmı mezarı gösterir ve dere ile işaret arasında müjdesi vardır. Kara kaplumbağasında baş ne kadar önemli ise su kaplumbağasında da kuyruk o derece önemlidir. Bir de bu işaretin olduğu çevrede belli yerlerde yumurta şeklinde taşlar olmalıdır ve bu taşlar içerisinde madeni para ya da takılar olur ve bunlar genellikle altındır.

                                                                                                                  Defineci AMCA



önünde üç mezar olan işaret

çizme kaplumbağa işareti


Devamını Oku »

21.04.2018

KISACA DEİZM NEDİR NE DEĞİLDİR


Deizm (Yaradancılık) dini ritüelleri, dini inançları ve bütün dinleri reddederek sadece tek yaratıcı olduğunu kabul eden inançtır. Bu inancı benimseyen kişilere deist denir. Deizmde  insanlar akıl ve bilimle bir yaratıcı olması gerektiğine inanırlar ve diğer bütün görüşleri (cennet, cehennem, günah, sevap, melek, vahiy,…gibi ) reddederler. Bu yönüyle bakıldığında hiçbir aracıya ihtiyaç duyulmayan inançta tanrı ile insanlar arasındaki tek aracı akıldır. Bu inanışa göre Tanrı evreni yaratmış, belli bir düzen ve doğa kanunları koymuş ve insanlara da bu düzen ve intizamı keşfetmek için akıl vermiştir.



Deizm, aklı öne çıkarmasıyla İslam diniyle çelişmemektedir fakat Allah’tan başka bütün esasları reddetmesiyle tamamen eksiktir. Burada iman esaslarının olması gerektiğini ve varlığını, din ilmiyle meşgul olan ehil kişilere bırakıyoruz. Dinin, sonsuzluk mayası ile yoğrulan insan ruhunu tatmin eden tek düşünce olduğu herkesçe açıktır. Bu yönüyle dinin iyiyle kötüyü ayırt etmesi, güzele teşvik etmesi, zalimi cezalandırması ve inançlıyı ödüllendirmesi için belli sisteminin olması aklen zaruridir.


Son dönemde çokça konuşulan deizme Türk gençliği neden ilgi duymaktadır? En büyük nedenlerinden biri Türk gençliğinin din üzerinden kandırılması ve dini duygularının istismar edilmesidir.  Bir diğer neden olarak din ilmiyle uğraşanların ve dini anlatmayı vazife edinen sivil toplumların dine göre yaşamamasıdır. Gençlik, kulağından eğitilmeye kulağından bilgilenmeye doymuştur, artık gençliği gözünden eğitecek iyi ve samimi örneklere ihtiyaç duymaktadır.


Burada gençliğin din üzerinden kandırılmasını engellemek için dini temel eğitimin diyanet gözetiminde verilmesi çok önemlidir. Gençliğin, dini cemaatlere şıklara şeyhlere biat etmesinin önüne geçilmelidir. Dini bir çıkarım yapılacaksa, bu çıkarımın kesinlikle önce kurana sonra sahih peygamber hadislerine dayanması aranmalıdır. Nasıl ki hukukta önce Anayasa sonra sırasıyla Kanun, Tüzük, Yönetmelik ve Genelge ise dinde de önce Kuran sonra Peygamber ve daha sonra kuran ve peygambere uygun olarak din adamlarına danışılmalıdır. Ve son olarak İslam dinini temsil eden tek insanın Hz. Peygamber olduğu asla unutulmamalıdır.
                                                                                                                  Defineci AMCA


YORUMLARA YAZIN !!!

Sizce neden Türk gençliği deizme yöneliyor???






Devamını Oku »

14.04.2018

KAYA MEZAR, ODA MEZAR ve İŞARETLERİ


Oda mezar, antik çağda görülen bir ve birden fazla insan mezarı olabilen ölü gömme yöntemidir. Antik çağdaki insanlar öldükten sonra ikinci bir yaşama inandıklarından bu mezarlara ölen kişilerin değerli eşyalarını da koymuşlardır. Bu yönüyle oda mezarlar definecilerin en büyük hedeflerindendir.

ana kaya oyularak yapılmış kaya mezar


Oda mezarlar ölen kişilerin önemine ve zenginliğine göre büyüklüğü ve ihtişamı değişmektedir. Oda mezarlara tümülüs, kurgan, toprak altı oda mezar ve kaya mezarlar örnek olarak verilebilir. Bu oda mezarlarda seramik, altın eşyalar, takılar ve birçok tarihi eserler bulmak mümkündür.

Oda mezarların ana kaya içlerine oyularak ceset ve değerli eşyaları yerleştirilir sonra ana kaya formuna uygun horasanla mezar tekrar kapatılır ve ana kayanın doğal görüntüsü bozulmaz. Bu şekilde oyularak yapılan mezarlara kaya mezar denir.

Oda mezarlar nasıl tespit edilir…

oda mezar oyma işareti

Hep savunduğumuz görüş olan mezar koruyucu işaretleri en büyük oda mezar göstergesidir. Yani herhangi bir yerde gördüğünüz koruyucu işaret olan haç ve yılan % 90 mezara işarettir. Bunun yanında yerde ve ana kaya üzerinde bulunan üçgen, kare ve yuvarlak oymalar en önemli mezar göstergeleridir. Antik çağda insanlar dinsel öge olarak değişik hayvan figürleri kullanmışlardır ve bu hayvan figürlerini en kutsal saydıkları mezarlara da işlemişlerdir. Bunun için hayvan figürleri de mezarlara işarettir. Bu hayvanlar farklı uygarlıklara göre değişmektedir ve bunların en değerlisi kaplumbağa, at, kuş ve balıktır. Antik çağda ölen kişilerin resimleri ve heykelleri mezarlara figüre edildiğinden insan figürleri de kaya mezarlara işarettir.


mezar koruyucu haç işareti


Define işaretleri çok eski çağlara ait olduğundan bir kısmı doğal olaylarla, bir kısmı tarım ve yerleşkelerle tahrip olarak yok olmuştur. Özellikle zemin altı oda mezarları gösteren işaretler tamamen yok olmuştur. Ülkemizde zemin altı oda mezarlar tamamen tesadüfi olarak bulunur ve ülkemizde gerek inşaat gerek yol yapımında bir çok oda mezar bulunmuştur.  Yine bu işaretler bazı yerlerde bilinçsizce ve kasten kırılarak yok edilmiştir. Özellikle Manisa bölgesinde birçok işaret ben bulamazsan kimse bulmasın mantığıyla yok edilmiştir. Unutulmamalıdır ki definecilik bir iş değil bir tutku, bir hobi ve bir tarihtir ve definecileri en fazla heyecanlandıran bu işaretlerdir. Bunun için herkesin duyarlı olmasını bu işaretlere ve tarihe sahip çıkmasını bilinçli hareket etmesini diliyoruz…

                                                                                                                                 Defineci AMCA

Roma dönemi zemin altı oda mezar


Devamını Oku »

6.04.2018

Boğa Başı Figürlü 1700 Yıllık LAHİT MEZAR


Boğa başı figürü

 Adıyaman Besni Köseceli beldesinde bir vatandaşın tarlasında boğa başı figürlü Roma dönemine ait olduğu sanılan 1700 yıllık LAHİT MEZAR bulundu. Bulunan lahit Adıyaman Müze Müdürlüğü bahçesine kaldırılarak burada sergilenecek…







Boğa figürlü Roma dönemi lahit mezar

Devamını Oku »

5.04.2018

TILSIM NEDİR, NASIL GÖRÜNÜR ve NASIL KORUNULUR


Tılsım kötü ruhları ve kötülüğü korunması istenilen yerden uzak tuttuğuna inanılan güçlerdir. Bunlar büyüler, cinler, muskalar, nazarlıklar, değerli takılar ve dini ritüeller gibi nesneler ve inanışlar tılsım olarak düşünülebilir. Biraz daha somutlaştırmak adına; kötü ruhlu cinlerin insanlara musallat olmasını engellemek için muska yapılması, hasta insanları kötülüklerden koruması için yanlarına kutsal kitapların bırakılması örnek olarak verilebilir.
tılsım


Definede tılsım ise; ruhani varlıkların defineyi sahiplenmesi ve defineyi saklayan kişilerin muska, büyü, tütsü ve inançlarına özgü ritüeller yaparak oranın korunması şeklinde iki türlü olmaktadır.

Cinler her ne kadar ruhani varlık olsalar da onlarda tıpkı insanlar gibi ziynete ilgi duyan, değerli nesneleri sahiplenen, inançlı ve inançsız olabilen varlıklardır. Bunun için cinler de define saklanılan yerleri bilirler ve bu yerleri sahiplenirler korurlar. Cinler ruhani varlık olduklarından definenin yerini değiştirme güçleri de vardır. Özellikle yerleşim yerlerinden uzak yerlerde daha fazla sahiplenme görülür. Bu yerlerde tılsım değişik hayvan suretinde (özellikle yılan ve kurbağa) ve o yerde uykuya dalıp rüya görme şeklinde anlaşılabilir. Defineci tılsımlı bir yere geldiğinde zaten orada hayatın normal akışına aykırı olaylar gerçekleşeceğinden oranın tılsımlı olduğunu anlayabilecektir. Bu yerlerde defineci çok fazla ısrar etmemeli; bu işleri bilen dini yada uzman birine danışmalı aksi halde cin çarpması gibi olaylarla maruz kalarak defineci akıl sahipliğini kaybedebilir.

Cinleri uzaklaştırmak ve bölgedeki büyüyü bozmak için;

-  7 Ayet-el Kürsi, Felak ve Nas sûreleri okunmalı

-   Yunus Sûresi 81-82, Ta’ha Sûresi 69, Araf 118-122 ayetleri okunmalı

-  21 defa Yasin Sûresi bölgede okunmalı

-  Fatiha, Ayet-el Kürsi, İhlas, Felak ve Nas süreleri 70 kez o bölgede okunmalıdır.


Bir definecinin yaşadıkları;

Defineci annesinin yıllar önce gördüğü işaretleri kendisine anlatması üzerine bu yere gitmek için hazırlıklara başlar. Mevki bir ormandır. Gidilecek yeri ve yolları iyice öğrenir. Sonra alır dedektörünü tek başına koyulur yola… Söz konusu yere geldiğinde birazda yorgun olduğundan dinlenmek ister. Defineci dinlenirken uykuya dalar ve bir süre uyuduktan sonra bir kabusla uyanır. Uyanınca karşısında sakallı, çirkin suratlı ve korkunç yaşlı insana benzer bir şey görür. Çok korkmuştur hemen kaçmaya başlar. Kaçarken bir ses duyar ve bu ses söyle der: ‘sakın dereden çıkma yoksa ölürsün’’. Yaklaşık 7 km yolu sadece dereden ilerleyerek giden defineci bir daha o bölgeye gitmez ve akıl sağlığının da yerinde olduğu söylenemez. Olay bu şekilde olmuştur ve gerçek bir olaydır.

                                                                                                                   Defineci AMCA

Devamını Oku »

31.03.2018

LAHİT NEDİR, LAHİT MEZARLAR


Lahitler, Antik Çağda görülen bir ölü gömme yöntemidir. Lahitler, genellikle kral ve dönemin ileri
lahit mezar
gelen insanlarının gömüldüğü, mermer ya da diğer taş türlerinden el işçiliğiyle yontularak yapılan sandık biçimindeki mezarlardır. Antik Yunan, Antik Mısır ve Antik Roma gibi birçok medeniyette görmek mümkündür. Antik Mısırda, lahit mezarlara ölülerin mumyalandığı görülmüştür.

Antik çağda insanların öldükten sonra yeni bir hayata başlayacaklarına inandıklarından ölüler değerli eşya ve ziynetleriyle birlikte gömülürlerdi. Çünkü ölüler en sevdiği eşyalara yeni hayatlarında da ihtiyaç duyabilirler ve bu nedenle gelenek haline gelmiştir.

Lahitlerin üzerinde ise heykeller, dönemin sembolleri, ölen kişinin heykeli, dini semboller ve çeşitli ritüeller el işçiliği ile oyma ve kabartma şeklinde betimlenmektedir. Antik Mısırda daha çok heykel görülürken Antik Yunanda dini semboller görülür. Lahit mezarların dışının işlemeli olması ölen kişinin soyluluğu hakkında bilgi vermektedir, zira mezar ne kadar işlemeli ise ölen kişi o kadar ileri(kral) gelen insanlardandır.

Muğla'da bulunan üzüm salkımlı lahit
Kayseri'de bulunan Roma dönemi lahit

Bolu'da bulunan Roma dönemi lahit

Lahit mezarlarda, altın para, altın eşya, seramik, gözyaşı şişesi, çeşitli takılar ve mücevherler, pişmiş topraktan kaplar ve küpler bulmak mümkündür. Bunun için bu mezarlar definecilerin en büyük hedeflerinden biridir. Ülkemizde bir çok lahit mezar bulunmuştur ve bu mezarlar Antik Roma ve Antik Yunan dönemlerine aittir. Lahit mezarları gösteren belli bir işaret yoktur ve bulunan lahitler ya bilinen sit alanlarında ya da rastgele bulunmaktadır. Lahit mezarlar, yerine göre toprağın 1 ve 7 metre arası derinliklerinde bulunabilirler.

Devamını Oku »

30.03.2018

HAÇ, HAÇ İŞARETİ, DEFİNE HAÇ İŞARETİ ANLAMI


Haç işareti, Hıristiyanların dini simgesi olarak bilinse de Hıristiyanlıktan önce birçok
Hıristiyanların Kutsal İşareti
uygarlık tarafından kullanılan bir işarettir. İşaretin, Hıristiyanlığın ilk yıllarında Hz. İsa’nın çarmıha gerilişini tasvir etmesi olarak algılandığı için dinlerinin sembolü olmuştur. Farklı bir görüş olarak da Hz. Meryem babasız olarak Hz. İsa’yı dünyaya getirdiğinde halk sokakta etrafına toplanır, 
kalabalığının tam ortasında önü kesilir karşısındakiler dönemin ileri gelen din adamlarıdır. Hz Meryem’in konuşması yasaktır ve çaresizce işaretlerle bir şey anlatmaya çalışmaktadır. Hz. Meryem işareti şöyle yapmaktadır; elini önce sağ omzuna, sonra sola, ardından kucağına ve son olarak alnına götürmüştür. Anlamı ise, ‘’sağımdaki ve solumdaki melekler şahidim olsun ki kucağımdaki bu çocuk Tanrı’nın mucizesi olarak benim alın yazımdır’’. Daha sonra herkesin gözü önünde ilahi mucize gerçekleşir ve yeni doğmuş bebek olan Hz. İsa konuşur:  Ben Allahın elçisiyim size peygamber olarak gönderildim Allaha inanın ve onun emirlerine uyun şüphesiz o her şeyi duyar ve bilir onun her şeye gücü yeter... Görüşler bu şekildedir.

Gelelim definecilerde işaretin kullanımına ve anlamına… Haç işareti, koruyucu bir işarettir ve korunması istenilen mezar, tapınak, kilise ve dini ritüellerin yapıldığı yerlerde betimlenmiştir. İşaret koruyucu olduğundan ekseriyetle mezarlarda kullanılmıştır ve eski mezarlara ölülerin ziynetleriyle birlikte gömüldüklerinden hem definecilerin hedefi olmuştur hem de ziynetlerden dolayı tılsım da görülebilir.

Toplu Mezar Gösteren Haç İşareti

Haç işareti, her zaman olduğu gibi arazi yapısı ve yardımcı işaretlerle birlikte değerlendirilmelidir ve işaret yön vermesi açısından çok önemlidir. Bulunan haç işareti iyi analiz edilmeli definesi
arkada, önde, sağında, solunda her tarafta olabilir. Ekseriyetle define, işaretin karşısında ve işaretin bulunduğu kayanın arka tarafında ortaya çıkmıştır.

Haç Bulunan Mezar Steli

Haçın kollarına iyi bakılmalı diğer üç koldan farklı olan kol mezarı veya defineyi işaret eder. Kollar eşit ise mezar işaretin hemen arkasında aranmalıdır. 

Bir kayada yada stelde birden fazla haç olması toplu mezara işarettir ve her bir haç kadar mezar olur. Genellikle bu haçlar bir daire içinde görülür.

Eski Yunan Kültüründe Görülen Kare Biçimli ve Uçları Kalın Haç Figürü

Bir başka görülme şekli ise bir haçın yanında küçük oyma şeklinde olmasıdır ve bu oyma mezar gösterir. Mezarı haça göre nokta ne tarafta ise o bölgeye bakılmalıdır. Birden fazla oyma olması durumunda toplu mezara işarettir ve oyma sayısı kadar mezar bulunur.

Kolları Çatallı Toplu Mezar Haç İşareti


Özetle verilen bu bilgiler tecrübelerden ortaya çıkmıştır ve haç işareti her devirde görülmüştür Hıristiyanlıktan çok önceleri de… Bunun için bu işaretten yola çıkan defineci mevkisini çok iyi analiz ettikten sonra yoruma geçmelidir. Haç figürünün işaret ettiği yerler, eski ziynet eşyalarıyla gömülü mezarlar olduğundan tılsımlı olabileceği unutulmamalıdır.


Devamını Oku »